Kanun Teklifi verildi: Kripto Varlıklara Çifte Vergi Mekanizması
- Sima Baktas

- 10 hours ago
- 9 min read

AK Parti tarafından Meclise Kanun Teklifi verildi: Kripto Varlıklara Çifte Vergi Mekanizması
02.03.2026
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile kripto varlıklar bakımından kapsamlı ve çok katmanlı bir vergilendirme rejimi öngörülmektedir. Teklif, kripto varlık işlemlerini hem işlem bazlı bir dolaylı vergiye hem de kazanç bazlı gelir vergisi tevkifatına tabi tutmaktadır.
İlgili Kanun Maddeleri:
MADDE 1
13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun İkinci Kısmının İkinci Bölümünün başlığı "Konaklama Vergisi ve Kripto Varlık İşlem Vergisi" şeklinde değiştirilmiş ve mülga 35 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"Kripto varlık işlem vergisi
MADDE 35- Kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yapılan veya aracılık edilen kripto varlık satış ve transfer işlemleri kripto varlık işlem vergisine tabidir. Vergiyi doğuran olay kripto varlık satışı veya transferi ile meydana gelir.
Verginin mükellefi, kripto varlık hizmet sağlayıcılarıdır.
Kripto varlık işlem vergisi, kripto varlık satış tutarı veya kripto varlığın transfer edildiği andaki rayiç değeri üzerinden onbinde üç oranında uygulanır.
Vergi matrahından gider ve vergi adı altında indirim yapılamaz.
Bir aya ait kripto varlık işlem vergisi, izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine beyan edilerek aynı süre içinde ödenir.
Bu maddenin uygulanmasında kripto varlıklara ilişkin tanımlamalar bakımından, 6362 sayılı Kanun hükümleri geçerlidir.
Bu maddede belirtilen vergi oranını her bir işlem türü itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye, beş katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı; bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir."
MADDE 3
193 sayılı Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrasına "mal" ibaresinden sonra gelmek üzere ", varlık" ibaresi, fıkranın (5) numaralı bendine "ses ve görüntü bantları," ibaresinden sonra gelmek üzere "kripto varlıklar," ibaresi, ikinci fıkrasına "mallar" ibaresinden sonra gelmek üzere ", varlıklar" ibaresi ve üçüncü fıkrasına "haklar" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve varlıklar" ibaresi eklenmiştir.
MADDE 4
193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "mal" ibaresi "mal, varlık" şeklinde, (2) numaralı bendinde yer alan "haklann (ihtira beratları hariç)" ibaresi "hak (ihtira beratlan hariç) ve varlıkların" şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan "mal" ibaresi "mal, varlık" şeklinde ve dördüncü fıkrasında yer alan "hakların" ibaresi "hak ve varlıkların" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 5
193 sayılı Kanuna 94 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
"Kripto varlıkların vergilendirilmesi
MÜKERRER MADDE 94- 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi platformlarda kripto varlıklarla ilgili olarak gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden, söz konusu platformlar tarafından takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla %10 oranında vergi tevkifatı yapılır. Gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da tam veya dar mükellef olması, vergi mükellefiyetinin bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmaması yapılacak tevkifatı etkilemez.
Aynı kripto varlıklardan değişik tarihlerde alımlar yapıldıktan sonra bunların bir kısmının elden çıkarılması halinde ilk giren ilk çıkar yöntemi kullanılmak suretiyle, tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınacak alış bedeli belirlenir. Alış ve satış işlemleri dolayısıyla ödenen komisyonlar ile ödenen işlem vergisi tevkifat matrahının tespitinde dikkate alınır.
Tevkifat dönemi içerisinde aynı türden kripto varlıklar ile ilgili olarak birden fazla alım satım işlemi yapılması halinde tevkifatın gerçekleştirilmesinde bu işlemler tek bir işlem olarak kabul edilir. Aynı türden kripto varlık alım satımından doğan zararlar takvim yılı aşılmamak kaydıyla izleyen dönemlerin tevkifat matrahından mahsup edilir. Kripto varlık sahibinin bu varlıkları başka bir platforma aktarması halinde, söz konusu varlıkların alış bedeli ve alış tarihi aktarma yapılan platforma bildirilir. Kripto varlığın platforma ilk defa transfer edilmesi halinde alış bedeli olarak, tevsik edilmesi kaydıyla, varlık sahibinin beyanı esas alınır.
Bu madde kapsamında tevkifata tabi tutulan kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname, dar mükellef kurumlarca özel beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla gerçek kişilerce verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez. Ticari faaliyet kapsamında elde edilen gelirler ticari kazanç hükümleri çerçevesinde kazancın tespitinde dikkate alınır ve tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, gerçek kişi ve kurumlarca tevkifata tabi kazançların beyan edildiği yıllık beyannamelerde hesaplanan vergiden mahsup edilir.
6362 sayılı Kanuna tabi olan platformlar dışında gerçekleştirilen kripto varlık işlemlerinden elde edilen gelirler, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Kripto varlık işlemlerinden doğan zararlar, yalnızca bu varlıklardan elde edilen kazançlardan mahsup edilebilir.
Birinci fıkranın uygulanması bakımından kripto varlıkların alım satımına aracılık edenler, kendilerinde bulunan veya ulaştırılan bilgi ve belgeler kapsamında tarhiyattan sorumlu tutulurlar. Bilgilerin eksik veya yanlış olması nedeniyle eksik beyan edilen kısım için bildirimi yapan adına gerekli tarhiyat yapılır.
Platformlar, tevkif ettikleri vergileri, şekli ve muhteviyatı Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek bir beyanname ile tevkifat dönemini izleyen ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine beyan eder ve aynı süre içinde öderler.
Bu maddede geçen, "kripto varlık", "cüzdan" ve "platform" kavramları, 6362 sayılı Kanunda tanımlanan kripto varlık, cüzdan ve platform kavramlarını ifade eder.
Cumhurbaşkanı birinci fıkrada yer alan oranı; kazanç ve irat türü, kripto varlık türleri, elde tutulma süresi, ihraç veya iktisap tarihi, bunları ihraç edenler, kazanç veya iradı elde edenler ile cüzdan türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya bir katına kadar artırmak suretiyle yeniden tespit etmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, birinci fıkra kapsamında vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya yetkilidir."
MADDE 7 (Kriptoya ilişkin kısım)
25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (g) bendine "Türkiye'de kurulu borsalarda işlem gören sermaye piyasası araçları" ibaresinden sonra gelmek üzere ", kripto varlık işlem vergisi kapsamına giren kripto varlıklar" ibaresi eklenmiştir.
KANUN TEKLİFİNİN KISA ÖZETİ:
1. Kripto Varlık İşlem Vergisi (‰0,3)
Teklif ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’na “Kripto Varlık İşlem Vergisi” başlıklı yeni bir madde eklenmektedir.
Vergiyi Doğuran Olay
· Kripto varlık satışı
· Kripto varlık transferi
Transfer işlemlerinin de vergilendirme kapsamına alınması, düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biridir.
Mükellef
Verginin mükellefi kullanıcılar değil, kripto varlık hizmet sağlayıcılarıdır (platformlar).
Oran
· Onbinde 3 (‰0,3)
· Cumhurbaşkanı yetkisi ile sıfıra indirilebilecek veya 5 katına kadar artırılabilecektir.
Matrah
· Satış tutarı
· Transfer anındaki rayiç değer
Bu düzenleme, klasik finansal işlem vergilerine benzer bir yapı kurmakta; ancak kripto varlıkların teknik doğası nedeniyle özellikle transfer işlemleri bakımından uygulamada yorum ihtiyacı doğuracaktır.
2. Kripto Kazançlarında %10 Stopaj (SPK’ya Tabi Platformlar)
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer madde ile SPK’ya tabi platformlarda gerçekleştirilen işlemlerden elde edilen kazançlar üzerinden %10 oranında vergi tevkifatı yapılması öngörülmektedir.
Temel Özellikler
· Üçer aylık dönemler itibarıyla stopaj
· FIFO (ilk giren ilk çıkar) yöntemi zorunluluğu
· Komisyon ve işlem vergisinin matrahtan indirilebilmesi
· Gerçek kişiler açısından nihai vergileme niteliği
· Cumhurbaşkanı’na oranı sıfıra kadar indirme veya bir katına kadar artırma yetkisi
Bu model, menkul kıymet gelirlerine benzer bir nihai vergileme sistemini kripto varlıklara taşımaktadır.
3. Global Platformlarda Yıllık Gelir Beyanı
SPK’ya tabi olmayan (global/yurtdışı) platformlarda gerçekleştirilen işlemler için stopaj uygulanmamaktadır.
Bu durumda sistem şu şekilde çalışmaktadır:
· Platform tarafından vergi kesilmez.
· Elde edilen kazançlar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir.
· Artan oranlı gelir vergisi tarifesi uygulanır (%15 – %40 arası).
· Kripto işlemlerinden doğan zararlar yalnızca kripto kazançlarından mahsup edilebilir.
· Zararın maaş, kira veya diğer gelir unsurlarından düşülmesi mümkün değildir.
Dolayısıyla global platform kullanıcıları açısından beyan yükümlülüğü ve kayıt/ispata ilişkin sorumluluk doğmaktadır.
4. KDV İstisnası
Teklifte ayrıca kripto varlık işlem vergisi kapsamına giren kripto varlıkların tesliminin KDV’den istisna edilmesi düzenlenmektedir.
Bu hüküm, aynı işlemin hem işlem vergisine hem de KDV’ye tabi tutulmamasını sağlayarak çifte dolaylı vergilendirmeyi önlemeyi amaçlamaktadır.
SISTEM NASIL AYRIŞIYOR?
Kanun teklifi iki ayrı vergilendirme rejimi kuruyor:
1. SPK’ya tabi (lisanslı) platformlar
2. PK’ya tabi olmayan platformlar (global/yurtdışı borsalar)
Vergileme tekniği bu ayrıma göre tamamen değişiyor.
YERLİ (SPK LİSANSLI PLATFORMLAR İÇİN VERGİLENDİRME

GLOBAL PLATFORMLAR İÇİN VERİGLENDİRME

Varsayalım:
Alış = 10.000 USD (Değerinde Bitcoin)
Kâr satış = 12.000 USD
Zarar satış = 8.000 USD

Bu tablo açıkça şunu gösteriyor: 1. İşlem vergisinin hukuki mükellefi platformdur, 2. Kazanç vergisinin ekonomik yükü yatırımcıya aittir. 3. Yerel sistem stopaj esaslı, global sistem beyan esaslıdır.
DİKKAT ÇEKEN HUSUSLAR:
1. Transfer İşlemlerinin Vergilendirilmesi
Transfer işlemlerinin vergiyi doğuran olay kapsamına alınması, zincir içi cüzdan hareketleri, platformlar arası transferler ve saklama işlemleri bakımından uygulamada ciddi yorum ihtiyacı doğuracaktır.
Özellikle kripto varlıkların teknik doğası gereği:
Soğuk cüzdan – sıcak cüzdan transferleri,
Aynı kişiye ait farklı platformlar arası aktarımlar,
Saklama amaçlı transferler
gibi işlemlerin hangi durumda vergilendirileceği ikincil düzenlemelerle netleştirilmek zorundadır. Aksi halde uygulamada belirsizlik ve ihtilaf riski oluşabilecektir.
2. Stopajın Nihai Vergi Niteliği (Yerel Platformlar)
SPK’ya tabi platformlarda %10 stopajın gerçek kişiler açısından nihai vergi olarak kabul edilmesi, klasik menkul kıymet rejimine benzer bir yapı kurmaktadır.
Bu durum:
Beyan yükünü ortadan kaldırmakta,
Vergisel öngörülebilirlik sağlamaktadır.
Ancak çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları, dar mükellef yatırımcılar ve ticari kazanç kapsamında işlem yapanlar bakımından ayrıca teknik değerlendirme gerektirmektedir.
3. Global Platformlarda Beyan Usulü: Yatırımcı Açısından Oldukça Karmaşıklıklığa neden olacaktır:
SPK’ya tabi olmayan (global) platformlarda stopaj uygulanmamakta; kazançlar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmektedir.
Bu model yatırımcı açısından oldukça karmaşık bir yapı doğurmaktadır:
(i) Sürekli Oynaklık Sorunu
Kripto varlıkların yüksek volatiliteye sahip olması nedeniyle:
Günlük hatta saatlik fiyat değişimleri,
Kısa vadeli çok sayıda alım-satım işlemi,
Stablecoin ve farklı token türleri arasında geçişler,
kazanç hesaplamasını teknik olarak zorlaştırmaktadır.
(ii) Çoklu Kripto Türleri
Farklı kripto varlık türlerinin (BTC, ETH, altcoinler, stablecoinler vb.) her biri için:
Ayrı maliyet takibi,
Ayrı kazanç/zarar hesabı,
FIFO uygulaması,
gerekecektir. Bu durum özellikle yüksek işlem hacmi olan yatırımcılar için ciddi muhasebe yükü yaratacaktır.
(iii) Yıllık Beyanname Oranlarının Yüksekliği
Global platform işlemlerinde uygulanacak gelir vergisi tarifesi artan oranlıdır (%15–%40).
Bu oranlar:
Stopaj rejimindeki sabit %10’a kıyasla oldukça yüksektir.
Yüksek gelir diliminde olan yatırımcılar için vergi yükünü önemli ölçüde artırabilir.
Vergi planlaması yapılmadığı takdirde sürpriz vergi yükleri doğurabilir.
(iv) İspat ve Kayıt Yükü
Beyan usulünde:
Alış bedelinin,
Satış bedelinin,
Komisyonların,
Transfer kayıtlarının,
Kur dönüşümlerinin,
tam ve doğru şekilde belgelenmesi yatırımcının sorumluluğundadır.
Kripto işlemlerinin çoğu zaman farklı cüzdanlar ve farklı platformlar üzerinden yapılması, bu süreci daha da zorlaştırmaktadır.
Bu nedenle global platform kullanıcıları açısından:
· Teknik muhasebe takibi
· Vergi danışmanlığı ihtiyacı
· Denetim riski
önemli ölçüde artmaktadır.
4. Cumhurbaşkanına Tanınan Geniş Yetki
Vergi oranlarının sıfıra kadar indirilebilmesi veya artırılabilmesi, vergi yükünün idari tasarrufla değişebilir hale gelmesine neden olmaktadır.
Bu durum:
Hukuki öngörülebilirlik ilkesi,
Yatırım güvenliği,
Vergi planlaması
bakımından dikkatle izlenmesi gereken bir unsurdur.
5. Platformların Artan Uyum Yükü
Teklif yalnızca yatırımcıları değil, platformları da ciddi bir uyum sürecine sokmaktadır:
FIFO maliyet takibi
Transferde maliyet bildirimi
Üç aylık stopaj beyanı
İşlem vergisi aylık beyanı
Platformlar özel yazılımlar geliştirmek ve ciddi operasyonel altyapı kurmak zorunda kalabilirler. Bu süreç geçiş döneminde teknik aksaklıklara yol açabilecektir.
Genel Değerlendirme
Bu düzenleme yalnızca hukuki bir çerçeve değişikliği değil; aynı zamanda mali etkileri yüksek bir vergi politikası tercihidir.
Özellikle:
Stopaj matrahının hesaplanması,
Global platformlarda beyan yükümlülüğünün karmaşıklığı,
Zarar mahsubu uygulamaları,
Transfer işlemlerinin kapsamı,
İşlem vergisi ile gelir vergisinin birlikte uygulanmasının ekonomik etkisi,
Yatırımcı davranışları üzerindeki muhtemel sonuçlar
vergi hukuku ve maliye politikası uzmanlarının değerlendirmesini gerektirmektedir.
PEKİ DİĞER ÜLKELERDE KRİPTO VERGİLENDİRMESİ NASIL:
Kripto Vergilendirmesi – Uluslararası Karşılaştırma

HUKUKI DEĞERLENDIRMEMIZ:
Karşılaştırmalı tablo incelendiğinde Türkiye’nin önerdiği sistemin uluslararası örneklere kıyasla daha katmanlı ve farklılaştırılmış bir yapı kurduğu görülmektedir.
Çoğu ülkede kripto varlıkların vergilendirilmesi klasik sermaye kazancı rejimi içinde ele alınmakta; işlem bazlı ayrıca bir vergi öngörülmemektedir. ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya’da global ya da yerel platform ayrımı yapılmaksızın yatırımcı mukimiyet esasına göre yıllık beyan verir. Türkiye teklifinde ise yerel platform ve global platform arasında açık bir ayrım yapılmaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer madde ile SPK’ya tabi platformlarda %10 oranında stopaj öngörülmektedir. Bu stopaj gerçek kişiler açısından nihai vergi niteliğindedir. Bu model, menkul kıymet gelirlerinde uygulanan stopaj sistemine benzer bir yapı kurmakta ve beyan yükünü ortadan kaldırmaktadır. Hukuki açıdan bakıldığında bu sistem idari kolaylık ve öngörülebilirlik sağlamaktadır.
Buna karşılık SPK’ya tabi olmayan global platformlarda stopaj uygulanmamakta; kazançlar Gelir Vergisi Kanunu’nun genel hükümleri çerçevesinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmektedir. Bu durumda artan oranlı tarife (%15–%40) uygulanacaktır. Bu oran, yerel platformdaki sabit %10 stopaj oranına kıyasla özellikle yüksek gelir dilimlerinde oldukça yüksek bir vergi yükü doğurabilecektir.
Uluslararası örneklerle kıyaslandığında Türkiye’nin global platformlara yönelik artan oranlı sistemi, Fransa’daki %30 flat tax modeline veya ABD’deki %0–%20 uzun vadeli sermaye kazancı oranlarına göre daha yüksek bir üst dilim içermektedir. Almanya ve Portekiz gibi ülkelerde uzun vadeli elde tutma halinde vergisel avantaj sağlanırken, Türkiye teklifinde elde tutma süresine bağlı bir muafiyet öngörülmemektedir.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’na eklenen işlem vergisi düzenlemesi de Türkiye modelini ayrıştıran önemli bir unsurdur. Satış ve transfer işlemleri üzerinden ‰0,3 oranında işlem vergisi getirilmesi, klasik sermaye kazancı rejimlerinden farklı olarak işlem anını da vergilendiren hibrit bir yapı kurmaktadır. Bu uygulama uluslararası örneklerde yaygın değildir.
Global platformlardaki beyan sistemi ise uygulamada yatırımcı açısından ciddi bir karmaşıklık yaratabilecektir. Kripto varlıkların yüksek volatilitesi, çok sayıda farklı token türü ve sık alım-satım işlemleri dikkate alındığında, yıl sonunda doğru kazanç hesabı yapmak teknik olarak oldukça zor hale gelebilir. FIFO yöntemi, maliyet takibi, kur dönüşümleri ve transfer kayıtlarının ispatı yatırımcı sorumluluğunda olacaktır. Bu durum hem muhasebe yükünü hem de denetim riskini artırmaktadır.
Ayrıca Cumhurbaşkanına tanınan oran belirleme yetkisi de hukuki öngörülebilirlik bakımından dikkat çekmektedir. Stopaj ve işlem vergisi oranlarının idari kararla değiştirilebilir olması, vergi planlaması ve yatırım güvenliği açısından belirsizlik yaratabilecek bir unsurdur.
Sonuç olarak teklif, Türkiye’de kripto varlıkları ilk kez sistematik ve çok katmanlı bir vergi rejimine tabi tutmaktadır. Yerel platformlarda stopaj esaslı model daha öngörülebilir görünürken, global platformlarda artan oranlı beyan sistemi daha yüksek ve daha karmaşık bir vergisel yük doğurmaktadır. Karşılaştırmalı tablo da göstermektedir ki Türkiye modeli klasik tek katmanlı sermaye kazancı sistemlerinden ayrışmakta ve hibrit bir vergi mimarisi ortaya koymaktadır.
Bu çerçevede kanaatimizce teklifin özellikle global platformlara ilişkin beyan rejimi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerekir. Yerel platformlarda zaten stopaj yoluyla etkin bir tahsil mekanizması kurulmuşken, global borsa işlemleri için artan oranlı ve karmaşık bir beyan yükümlülüğü getirilmesi hem uygulamada ciddi sorunlara yol açabilir hem de yatırımcıları fiilen sistem dışına itebilir. Daha sade, öngörülebilir ve tek tip bir vergileme modelinin tercih edilmesi, hem hukuki güvenlik hem de piyasa istikrarı bakımından daha sağlıklı olacaktır.
KRİTİK SÜREÇ: Yasama Süreci ve Bundan Sonraki Aşamalar
Söz konusu düzenleme şu an itibarıyla TBMM’ye sunulmuş bir kanun teklifidir; henüz yürürlüğe girmiş bir yasa değildir.
Teklif, içeriği itibarıyla mali düzenleme niteliğinde olduğundan Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecektir. Komisyon aşamasında milletvekilleri tarafından maddeler üzerinde değişiklik önerileri sunulabilir, itirazlar dile getirilebilir ve metin üzerinde revizyon yapılabilir. Bu aşamada kamuoyu görüşü ve sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri de dolaylı olarak etkili olabilmektedir.
Komisyondan geçen metin daha sonra TBMM Genel Kurulu’nda madde madde görüşülerek oylanacaktır. Genel Kurul’da kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı tarafından onaylanıp Resmî Gazete’de yayımlanması halinde düzenleme kanunlaşacaktır.
Dolayısıyla mevcut metin nihai değildir; komisyon ve Genel Kurul süreçlerinde değişikliğe uğrayabilir. Bu nedenle hem hukuki hem de mali boyutları itibarıyla sürecin dikkatle takip edilmesi önem taşımaktadır.
Av.Sima Baktaş
GlobalB Law
02122588121




Comments